insanlık soyunun en derin arzusuna
saygıyla boyun eğdik,
yaşamın sırrını bilmeden doğduk.
daha çok uzundur yolumuz dedik
çocukça eğlendik.
döllenmeden korkular içimizde
avare gençliğimizde,
duyguların en yücesiyle avunduk
biraz daha büyüdük.
ve düşündük, yaşlanacağız
elbet bir gün sefil veya zengin,
geldik geçeceğiz bu dünyadan
bencil veya engin.
yudum yudum sevdik hayatı
genç veya ihtiyar,
ölümden kıskanacak kadar.
yaşamı sevdik, geleceği de hani
mertçe savunduk.
zaman köprüleri de aşar dedik
kolayca geçer, ne fazla geç
ne fazla erken.
işimize geldiği gibi istediğimiz
oldu bazen.
eğlendik, coştuk ama biliyorduk
tanrı misafiri olduğumuzu.
zamanında mı, yoksa
erken mi doğduğumuzu.
genç ve yakışıklı ölmek istedik,
içimizde yıllarca büyüttük yalanları.
bazen sahteciliği,
kahramanlığı bazen
gözümüzde ilke edindik !
acımasızca kavgaları da sevdik
ve kaygıları...gün geldi,
bundan bile emin değildik.
sırlarını kestiremedik, çünkü
yaşlandıkça zamana yenildik.
ve anladık...
doğum,
yaşam
ve ölüm,
idam sehpası kadar gerçek,
cellada ne gerek.
tek şansımız var
ölümü ertelemek !
· Yazar yahya57
- 18 Aralık 2009 11:18:38 ·
0 Yorum ·
83 Okunma ·