top of page
ÇERÇEVELEME REHBERİ
Bir çerçeve yalnızca dört kenardan ibaret değildir.
Doğru malzeme, doğru teknik ve yılların tecrübesi; bir fotoğrafın, formanın veya sanat eserinin hem görünümünü hem de korunmasını etkiler.
Paspartudan müze camına, tuval şasesinden özel çerçeveleme yöntemlerine kadar merak ettiğiniz soruların cevaplarını ve atölyede yıllar içinde edindiğim tecrübeleri burada paylaşıyorum.
Merak Ettikleriniz
Çerçeve ve Malzemeler
Cam Çeşitleri
Fotoğraf ve Sanat Eserleri
Forma ve Koleksiyon
Sipariş ve Uygulama
Paspartu, fotoğraf, resim veya sanat eserinin çevresine yerleştirilen, ortası eserin ölçüsüne göre kesilmiş özel bir kartondur.İki temel görevi vardır:Estetik: Eserin çevresinde dengeli bir boşluk oluşturarak görsel etkisini artırır.Koruma: Eser ile cam arasında mesafe oluşturarak yüzeylerin doğrudan temas etmesini önlemeye yardımcı olur.Özellikle fotoğraf, suluboya, pastel, baskı ve kâğıt üzerine yapılmış eserlerde doğru paspartu kullanımı önemlidir.Değerli eserlerde asitsiz, koruma amaçlı paspartu malzemeleri tercih edilmelidir.
Genellikle dört ahşap çıtanın birleştirilmesiyle hazırlanır. Büyük ölçülerde tuvalin daha sağlam durması için ara destekler kullanılabilir.Tuval bezi şasenin üzerine gerilerek arka taraftan sabitlenir. Böylece sanatçının resim yapabileceği düzgün ve gergin bir yüzey elde edilir.Şase ile çerçeve arasındaki fark nedir?Şase, tuvali taşıyan iç yapıdır. Çerçeve ise eserin çevresine uygulanan, görünümünü tamamlayan ve uygun tasarlandığında korunmasına katkı sağlayan dış yapıdır.Ustanın Notu:Şase hazırlanırken yalnızca ahşabın kalınlığına değil, düzgünlüğüne, köşe birleşimlerine ve tuvalin ölçülerine de dikkat edilmelidir.Özellikle büyük tuvallerde uygun kesitte ahşap ve yeterli ara destek kullanılmaması, zamanla şasenin eğilmesine veya tuvalin gerginliğinin bozulmasına neden olabilir.
Tuval üzerine yapılmış resimler zamanla gerginliğini kaybedebilir.Ortamın sıcaklık ve nem değişimleri, tuval bezinin özellikleri, şasenin yapısı ve ilk germe işleminin kalitesi bu durumu etkileyebilir.Gevşeyen bir tuvalin düzeltilmesi için öncelikle sorunun kaynağı belirlenmelidir.Bazı şaselerde bulunan germe kamaları yardımıyla gerginlik ayarlanabilir. Gerektiğinde tuvalin yeniden gerilmesi de düşünülebilir.Ustanın Notu:Atölyede karşılaştığım gevşemiş tuvallerde, arka yüzeyin çok hafif nemlendirilmesiyle tuvalin yeniden gerildiğini gözlemlediğim durumlar oldu.Ancak bu uygulama her tuval için uygun değildir. Özellikle üzerinde resim bulunan, eski veya değerli eserlerde nemlendirme boya tabakasına ve tuvalin yapısına zarar verebilir.Bu nedenle değerli bir esere su uygulamadan önce bir konservasyon uzmanına danışılmasını öneriyorum.
L çerçeve, özellikle tuval üzerine yapılmış resimlerde kullanılan, kesiti L harfine benzeyen özel bir çerçeve modelidir. Yüzer çerçeve veya gölge boşluklu çerçeve olarak da bilinir.Geleneksel çerçevelerden farklı olarak tuvalin ön kenarlarını kapatmaz. Tuval ile çerçeve arasında bırakılan boşluk sayesinde eser, çerçevenin içerisinde havada duruyormuş gibi görünür.L çerçevenin avantajları nelerdir?Tuvalin tamamının görünmesini sağlar.Eser ile çerçeve arasında estetik bir gölge boşluğu oluşturur.Modern ve sade bir görünüm sunar.Özellikle yağlı boya, akrilik ve çağdaş sanat eserlerinde tercih edilir.Tuvalin kenarlarındaki boya çalışmalarının da görünmesine imkân tanır.Ustanın Notu:Atölyemde L çerçeveleri iki farklı yöntemle hazırlıyorum.İlk yöntemde masif ahşabı tek parça olarak işleyip iç kısmına kanal açarak L profilini oluşturuyorum.İkinci yöntemde ise çerçevenin yan ve alt parçalarını ayrı ayrı hazırlayıp birleştiriyorum. Bu yöntem özellikle iç yüzeylerde daha temiz bir işçilik elde etmemi sağlıyor.Kullanacağım yöntemi ahşabın özelliklerine, eserin ölçülerine ve istediğim sonuca göre belirliyorum.L çerçevede benim için en önemli ayrıntılardan biri, tuval ile çerçeve arasında bırakılan boşluğun dört tarafta da dengeli olmasıdır.Doğru ölçülerle hazırlanmış bir L çerçeve, eserin önüne geçmeden onu tamamlamalıdır.L çerçevelerde tuval ile çerçeve arasında genellikle 5 mm boşluk bırakmayı tercih ediyorum. Bu mesafe, eserin çevresinde zarif bir gölge oluşturarak tuvalin ön plana çıkmasını sağlıyor.Ancak her eserin ölçüsü, renkleri ve karakteri farklıdır. Müşterilerim bazen 2–3 cm gibi daha geniş boşluklar isteyebiliyor.Böyle durumlarda yalnızca istenen ölçüyü uygulamakla kalmıyor, ortaya çıkacak görüntünün estetik açıdan dengeli olmasına da dikkat ediyorum.Çünkü benim için önemli olan yalnızca müşterinin istediği ölçüyü uygulamak değil, ortaya çıkan işin benim de içime sinmesi.
Masif ahşap çerçeve, doğal ağaçtan elde edilen ahşap profillerle hazırlanan çerçevedir. MDF gibi ahşap liflerinin preslenmesiyle üretilen malzemelerden farklı olarak doğal ağacın yapısını taşır.Masif ahşap çerçevenin özellikleri nelerdir?Doğal görünüm: Her ağacın damar yapısı, rengi ve dokusu farklıdır. Bu nedenle aynı modelde hazırlanan iki çerçeve arasında bile küçük farklılıklar olabilir.İşlenebilirlik: Masif ahşap kesilebilir, şekillendirilebilir, zımparalanabilir ve farklı yüzey işlemleriyle tamamlanabilir.Onarılabilirlik: Ahşabın türüne ve hasarın durumuna bağlı olarak çizikler ve yüzey bozulmaları onarılabilir.Dayanıklılık: Doğru kurutulmuş, işlenmiş ve uygun koşullarda kullanılan masif ahşap uzun yıllar dayanabilir.Ustanın Notu:Atölyemde meşe, ayous, limba, dişbudak ve farklı ağaç türleriyle çalışıyorum.Her ağacın kendine özgü özellikleri var. Bazıları kolay işlenirken bazıları daha sert ve yoğun bir yapıya sahip. Bu nedenle her çerçevede aynı ağacı kullanmak yerine yapılacak işe uygun malzemeyi seçmeye dikkat ediyorum.Masif ahşabın en sevdiğim özelliklerinden biri, doğal dokusunu koruyarak farklı yüzey işlemleri uygulayabilmem.Benim için iyi bir ahşap çerçeve yalnızca güzel görünen değil; doğru malzemeyle, düzgün birleşimlerle ve özenli işçilikle hazırlanmış bir çerçevedir.Masif ahşap, doğrudan doğal ağaçtan elde edilen malzemedir. MDF ise ahşap liflerinin bağlayıcılarla birleştirilip yüksek basınç altında preslenmesiyle üretilen bir levhadır.Her iki malzemenin de farklı kullanım alanları ve avantajları vardır.Masif ahşap, doğal damar yapısı, işlenebilirliği ve uygun koşullarda onarılabilmesiyle öne çıkar. Ancak doğal bir malzeme olduğu için nem ve sıcaklık değişimlerinden etkilenebilir.MDF, homojen yapısı ve düzgün yüzeyi sayesinde çeşitli uygulamalarda tercih edilir. Ancak özellikle nem karşısındaki dayanıklılığı, kullanılan MDF'nin türüne ve özelliklerine bağlıdır.Çerçeve profillerinde doğal ahşap kullanmayı tercih ediyorum. Ahşabın dokusu, işlenebilirliği ve farklı yüzey işlemlerine uygunluğu benim için önemli.MDF'yi ise gerektiğinde çerçevenin arkasında destek malzemesi olarak kullanıyorum.Örneğin standart bir karton arkalığın yeterli sağlamlığı sağlayamayacağı durumlarda 2–3 mm kalınlığında MDF tercih edebiliyorum.Benim için önemli olan bir malzemeyi tamamen iyi veya kötü olarak değerlendirmek değil, doğru yerde ve doğru amaçla kullanmak.Değerli sanat eserlerinde ise arkalık malzemesinin esere doğrudan temas edip etmediği ve koruma açısından uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Paspartu genişliği; eserin ölçüsüne, kullanılan çerçeve profiline ve elde edilmek istenen görünüme göre belirlenir.Çok dar paspartular, eserin çevresinde yeterli görsel boşluk oluşturamayabilir. Çerçeve ile paspartu arasındaki oran da ortaya çıkan görüntüyü önemli ölçüde etkiler.Ustanın Notu:Yıllardır yaptığım çerçeveleme işlerinde paspartu genişliği konusunda bazı ölçüler benimsedim.Ben hiçbir esere 4 cm'den dar paspartu önermiyorum. Eğer paspartu 4 cm'den dar olacaksa çoğu zaman hiç kullanılmamasını daha doğru buluyorum.Ayrıca çerçeve profilinin genişliği ile paspartu genişliğinin aynı olmasını tercih etmiyorum.Örneğin 4 cm genişliğinde bir çerçeve kullanıyorsam paspartuyu en az 6 cm yapmayı öneriyorum.Elbette eserin boyutu, karakteri ve müşterinin tercihleri sonucu etkileyebilir.Benim için önemli olan paspartunun yalnızca eserin etrafında bir boşluk oluşturması değil, çerçeveyle birlikte dengeli bir bütün oluşturmasıdır.
Paspartu rengi seçilirken öncelikle çerçevelenecek eserin renkleri, karakteri ve genel görünümü dikkate alınmalıdır.Paspartunun mutlaka beyaz, kırık beyaz veya siyah olması gerektiğine dair bir kural yoktur.Bazı eserlerde nötr renkler daha dengeli bir görünüm sağlarken bazılarında eserin içerisindeki renklerle uyumlu farklı tonlar çok daha etkileyici olabilir.Önemli olan paspartunun eserin önüne geçmemesi, onu tamamlamasıdır.Önce paspartu mu, çerçeve mi seçilmelidir?Her iki seçim birbiriyle bağlantılı olsa da önce esere uygun paspartunun belirlenmesi, ardından bu bütünlüğü tamamlayacak çerçevenin seçilmesi daha dengeli sonuçlar verebilir.Ustanın Notu:Ben çerçeveleme yaparken önce esere bakıyorum.Paspartu renginin mutlaka kırık beyaz veya siyah olması gerektiğini düşünmüyorum. Eserin renklerine, dokusuna ve karakterine uygun bir paspartu seçmeyi tercih ediyorum.Ardından seçtiğim paspartuyla uyumlu çerçeve modellerini değerlendiriyorum.Bence önce çerçeveyi seçip paspartuyu ona uydurmaya çalışmak yerine, önce esere yakışan paspartuyu bulmak daha doğru.Çünkü çerçeve ve paspartu birbirleriyle değil, eseri en iyi şekilde göstermek için birlikte çalışmalı.Benim için doğru seçim, dikkatleri çerçeveye değil, eserin kendisine yönlendiren seçimdir.
Paspartu uygulamalarında dört kenarın eşit genişlikte olması veya alt kenarın diğerlerinden daha geniş bırakılması gibi farklı tasarım yaklaşımları vardır.Bazı geleneksel uygulamalarda alt kenar, görsel denge oluşturmak amacıyla biraz daha geniş tutulur.Ancak bu zorunlu bir kural değildir. Paspartu oranları, eserin özelliklerine ve tercih edilen estetik anlayışa göre belirlenebilir.Ustanın Notu:Yıllardır yaptığım çerçeveleme işlerinde asimetrik paspartuları hiçbir zaman kendime yakın bulmadım.Benim tercihim, paspartunun dört kenarının da eşit genişlikte olmasıdır.Eserin çevresinde oluşan simetrik boşluğun daha dengeli, sade ve temiz bir görünüm sağladığını düşünüyorum.Bu nedenle müşterilerime de genellikle dört tarafı eşit paspartu öneriyorum.Benim için paspartu, eserin çevresinde dikkat çekmeye çalışan bir tasarım değil, eseri tamamlayan dengeli bir boşluk olmalıdır.
bottom of page
